En son güncellemeleri ve teklifleri almak için posta listemize kaydolun.
|
« Müslüman Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyonkitabın ortasında kalsaydı uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık. » |
|
|
Atatürk havalimanı Dış hatlar terminalinde saat 07:30 da buluşma. Uçağa biniş işlemlerinin ardından saat 09:30 da Malaga'ya hareket ediyoruz. Malaga’ya varışımızın ardından bizi karşılayan Rehberimiz ile ilk durağımız olan Marbella’ya doğru hareket ediyoruz. Yüksek gelirli İspanyalıların tatil yapabildiği Cote D’Azur’u çağrıştıran küçük bir tatil kasabasında biraz dolaşıp esas durağımız olan ve Endülüs’un dağlık sıradışı coğrafyası ve buna göre şekillenmiş mimari yapısı ile birçok sanatçıya ilham olmuş Ronda’ya hareket ediyoruz. Puento Nuevo Köprüsü manzaralı otelimize yerleşiyoruz. Ronda‘da beyaz badanalı uçurumun kenarına yapılmış evleri, derin kanyonu ve içerisinde uçuşan kuşları görüp de etkilenmemek mümkün değil. Kayaların kenarında her an aşağıya yuvarlanacakmış gibi duran evler, restaurant ve otel olarak kullanılıyorlar. Balkonlarından etkileyici manzarayı seyretmek mümkün. Hemingway’in ünlü „Çanlar Kimin İçin Çalıyor“ romanı burada geçiyor.
Kahvaltımızın ardından turumuza başlıyoruz. İlk durağımız Plaza de Toros. Burası İspanya’daki en eski boğa güreşi alanlarındandır. 1785’te yapılan bu arenada bir çok ünlü matador yetişmişti. Modern boğa güreşine “Ronda Tarzı”nı armağan eden boğa güreşinin babası ve altı bin boğanın katili Pedro Romero, burada adını matadorlar tarihine yazdırmıştı. Ardından Don Bosco House ve eskiden Cami olup Santa Maria La Mayor’u gezdikten sonra kendimize yemek ve alışveriş için boş zaman yaratıyoruz. Akşam üstü aracımız ile Sevilla’ya (128km) doğru hareket ediyoruz ve 2 gece Sevilla’da muhteşem bir otelde konaklıyoruz.
Kahvaltımız ardından Sevilla Turumuza başlıyoruz. Sevilla Katedrali; dünyanın en büyük üçüncü katedrali olma özelliği ile büyüleyici bir atmosfer sağlıyor. Kristof Kolomb’un anıt mezarı burada yer almaktadır. Müslümanlar tarafından inşa edilen eski bir caminin üzerine kurulan bu kilisede yıkılan caminin minaresi olan Giralda isimli kule öne çıkıyor. Alcazar Sarayı Katedrali’nin hemen yanında olup özgün yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biridir. Müslüman devletlerden kalan İslami dekorlar ve işlemeler, daha sonrasında eklenen Gotik mimarisiyle harika bir tezatlık oluşturmuş. Santa Cruz Mahallesi; Müslüman Devletleri döneminde Yahudilerin yaşadığı bir mahalle ve bu eski mahallenin bambaşka bir havası var. Daracık sokaklardan geçerken rengarenk evlerin arasında yer yer hediyelik eşya dükkanlarına ve baharatçılara rastlayacağız. Öğleden sonra Alışveriş için bolca vaktimiz olacak.
Kahvaltının ardında c-out işlemlerimizi tamamlayıp Cordoba’ya doğru yola çıkıyoruz. (141 km) Varışımızın ardından dünyanın en büyük ve en eski camisi ve daha sonra Kiliseye çevrilmiş olan Kurtuba Cami’yi ( Mezquita adıyla bilinir) geziyoruz. Bir sonraki durağımız 25. Eylül de 700.cü yılını kutlayan ve Yahudileri için büyük öneme sahip Sinagogu oluyor. Şehirde az daha vakit geçirdikten sonra son iki gecemizi geçireceğimiz Granada’ya doğru yolu çıkıyoruz. ( 201km) Granada’ya vardıktan sonra Mağribi mahallesi olan Albayzin’i geziyoruz.
Kahvaltının ardından Granada Turumuza başlıyoruz. UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan El-hamra Sarayı İslam Mimarisinin ulaşabileceği yüksek noktalardan biri olarak kabul edilmektedir. 10.Yüzyılda Badis ben Habus tarafından yaptırılmış “Kırmızı Kale” ve içerdiği zenginlikleri gördükten sonra Nasrid Emirleri’nin yazlık kalesi olan muhteşem bahçesi ile Generalife’i geziyoruz ve öğlenden sonra alışveriş için bolca zaman ayırarak günümüzü tamamlıyoruz.
Kahvaltıdan sonra c-out işlemlerimizi tamamlayıp Malaga Havalimanı için yola çıkıyoruz ve saat 14.10 da Malaga’dan İstanbul’a uçuyoruz. Başka bir turda görüşmek üzere vedalaşıyoruz....